Hızlı Okuma Kursu İzmir

Hızlı okuma ne zaman ve nerede ortaya çıkmıştır? II. Dünya Savaşı sırasında, Londra bombalanırken gözcüler uçağın kuyruğuna bakıp alarm veriyorlar. Ancak gözün algılaması yavaş olduğu için bu süre zarfında pek çok insan ölüyor. Gözün daha hızlı görebileceği fikri ortaya atılıyor. Takistoskop denilen, bizim de kullandığımız, bir aletle yapılan çalışmalar sonunda göz, üç kat daha hızlı görüyor. Amerikalılar bunu uygulamayı okuma yazmaya uyguladılar. Kasların geliştiği gibi göz de geliştirilerek hızlı görmeye alışıyor. Ve  göze daha geniş bakmayı öğretmek lazım. Eskiden sinema ekranı çok küçüktü, insanın ancak o kadarını görebileceği sanılırdı. Sonra, 'gözucu alanı' keşfedildi, baktığınız şeyin etrafını da görürsünüz. Bu da okumaya uygulandı. Amerika'da. Hızlı okumayla ilgili yeni bir buluş vardı: PhotoReading, fotoğraf-vari okuyuş. Sol ve sağ beyin ayrımına dayanıyor. Sol beyin her şevi parçalara ayırır. Sağ beyin ise önce tümü görür ve sezişe dayanır. Sağ beyni devreye sokup solu bir süre dışarıda bırakmak için çeşitli yöntemler geliştirmişler. Ama tam bir anlama için sol beynin de devreye girmesi gerekir. Bizim tekniğimiz bu ikisini sağlıyor. Hızlı okuma eğitiminde ilk olarak göz hızını artırma, göz bakış açısını geliştirme, bloklar halinde okuma çalışmaları yapılıyor.

Anlayarak hızlı okuma kursunda kursiyer, sağ beyin çalışmaları sonucunda, ilgi, dikkat ve konsantrasyon seviyelerini arttırıyor. Bir fotoğrafa, bir manzaraya, bir karikatüre bakarız fakat bir yazıyı okuruz. Aslında bakmak ve okumak arasında bir fark yoktur. Gözlerimiz şekilleri görür, beynimize sinyal gönderir ve beynimiz de bunları değerlendirir. Fakat okumayı öğrenmeye başladığımız ilk okul çağlarımızdan beri edindiğimiz ve neredeyse herkeste bulunduğu için farkına varamadığımız bir takım alışkanlıklar sebebiyle okuma hızımız, insanın sahip olduğu kapasiteye göre ciddi oranda yavaştır. İnsanlar yalnızca göz ve beyin arasında koordineli bir şekilde olması gereken okuma işleminin arasına bazı gereksiz alışkanlıklar katarlar. Bütün bu alışkanlıklar okuma hızımızı yavaşlatmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Kimi insanlar duyulacak şekilde (özellikle çocuklar) sesli olarak okur, kiminin okuma faaliyeti esnasında dudakları kıpırdar, kimileri ise yazıyı içinden seslendirerek, kelime kelime okur. Bütün bu olumsuz alışkanlıklar okuma süresince ekstra bir çaba gerektirdiğinden okurken çok çabuk yorulmaya da sebep olurlar. Halbuki okuma esnasında ağız, dil, dudak, damak ve gırtlak gibi organların çalışmalarına hiç bir şekilde gerek yoktur.

Yavaş okumamızın birinci sebebi gözümüzün sahip olduğu görme alanını iyi kullanmamamız yani okurken her kelimeye tek tek bakma ihtiyacı duymamızdır. Bu biçimde normal uzunlukta bir satırı okumak için gözümüzü 8-12 kere hareket ettirmemiz gerekir. Halbuki gözümüzün bir bakışında birden çok sayıda sözcüğü görebildiğimizden aynı uzunluktaki bir sözcüğü 2-3 göz hareketi ile okuyabilmemiz mümkündür. Günümüzün baş döndürücü hızla ilerleyen temposunda yavaş okuyarak zaman kaybetmek gibi bir lüksümüz yoktur. Mesela 400 sayfalık bir kitap içerisinde yaklaşık 95,000 civarında kelime bulunur. Bu tarz bir kitabı dakikada 150 kelime okuyan bir kişi yaklaşık 10 saatte, 500 kelime okuyan bir kişi yaklaşık 3 saatte, l,000 kelime okuyabilen bir kişi ise yaklaşık 1,5 saatte bitirebilir. Kolay  ancak disiplinli bir eğitimle okuma etkinliğinde kazanılacak zaman muazzamdır.

Ücretsiz ön görüşme yapmak için bizden randevu almanız yeterli olacaktır. Hızlı Okuma eğitimleriyle ilgili detaylı bilgi için :

İzmir’deki Hızlı Okuma eğitimlerimiz için 0(232) 422 59 54 yada 0 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya burayı tıklayabilirsiniz.

Antalya’daki  Hızlı Okuma eğitimlerimiz için 0 242 323 73 15 yada 0 (505) 445 15 31 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya burayı tıklayabilirsiniz.

Bu makale şu konularla ilgili olabilir :izmir hızlı okuma - hızlı okuma - hızlı okuma izmir - izmir hızlı okuma eğitimleri -

Yorumlar